SEKTÖR BÜLTENİ - KÜPE 02.01.2012
Haber Tarihi : 03.01.2012

"2012'de de yatırım sürecek"

Orkide Yağları Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Küçükbay, "Bu yıl, Tekirdağ Muratlı Sanayi Bölgesi'nde ham yağ üretimine başlayacağız. Yeni fabrika ile birlikte sıvı yağ pazarındaki önemimiz daha da artacak" dedi.

Temelleri, merhum işadamı Akif Küçükbay tarafından atılan "Orkide Yağları" bugün Küçükbay A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Küçükbay'ın önderliğinde, teknoloji ve yatırım odaklı büyümesini sürdürüyor.
Türkiye İstatistik Kurumu'nun verilerine göre Türkiye ekonomisinin 2011 yılı üçüncü döneminde yüzde 8.2 büyüdüğünü ve Türkiye'nin bu büyüme oranıyla dünyanın en hızlı ikinci ekonomisi olduğunu belirten Ahmet Küçükbay, 2012 yılında ekonominin istikrarlı büyümesini sürdüreceği öngörüsünde bulundu.
Önemli bir alternatif

2012 yılında Tekirdağ Muratlı Sanayi Bölgesi'nde gerçekleştireceği 50 milyon dolarlık yatırımla ham yağ üretimine başlayacaklarını söyleyen Küçükbay, yeni fabrikanın hizmete açılmasıyla sıvı yağ pazarındaki ağırlıklarını arttıracaklarını da ifade etti.
Orkide'nin grup şirketlerinden Reka A.Ş'nin Muratlı'da 150 dönüm alan üzerine kuracağı fabrikanın yanı sıra, Lüleburgaz'da 40 dönümlük alan üzerinde toplama ve depolama alanı da kurmaya hazırlandıkları bilgisini veren Ahmet Küçükbay, "Orkide Yağları, bölgedeki müstahsillerden toplayacağı ürünleri entegre tesislerinde işleyerek ham yağ üretecek ve Trakya bölgesinde altyapı yatırımlarına devam edecek. Üreticiden sadece ayçiçeği değil, buğday, kanola, çeltik alımı da yapacağız. Yöredeki çiftçiler için önemli bir alternatif yaratacağız" diye konuştu.
Güçlü altyapı
Türkiye'de malı üreticiden alıp, işleyen ve rafine eden ilk entegre tesisi kuracaklarını vurgulayan Küçükbay, "Müstahsilden alınan ürünü modern bir sistemle kırıp yağ elde edeceğiz. Ayçiçeğinden yüzde 40–45 oranında yağ çıkıyor, geri kalanı küspe. Küspenin depolanması zordur. Çünkü toz halindeki küspe çabuk bozulur. Biz bunun daha uzun süre dayanması için tanelenmesini sağlayacak bir sistem oluşturacağız" dedi.
Fabrikanın ihtiyaç duyduğu enerjinin de tohumun kabuğundan elde edileceğini kaydeden Küçükbay, kanola ve ayçiçek yağı üretimi konusunda büyük ve güçlü bir altyapı oluşturacaklarını dile getirdi.
"Dünyada gıda tüketimi artıyor"
Ülke ekonomilerinin gelişmesinin, kişi başına düşen gelir seviyesini artırdığını ve nüfus artışıyla beraber gıda tüketiminin de yükseldiğini ifade eden Ahmet Küçükbay, "Gelir seviyesi artan bir insan öncelikle gıda ihtiyaçlarını karşılıyor. Gıda tüketimine paralel olarak yağ tüketimi ve talebi de artıyor. Bu rakamlar da bizleri daha çok üretim yapmaya ve yeni pazarlara satış yapmaya itiyor" dedi.
100'ün üzerinde ülkeye ihracat
30 yılı aşkın bir süredir Bornova'daki fabrikasında hizmet veren Orkide Yağları, sıvı yağ ve margarinde günlük bin 500 tonluk üretim kapasitesine sahip. 81 ile yayılan geniş bayi ağıyla Türkiye'de sıvı yağ pazarının yüzde 20'sini elinde bulunduran Orkide Yağları, dünyada 100'ün üzerinde ülkeye gerçekleştirdiği ihracatla uluslararası pazarda da aranan bir marka konumunda. Orkide Yağları, ayçiçeği, mısırözü, zeytinyağı, kanola, soya, pamuk ve fındık yağının yanısıra bir süre önce gerçekleştirdiği 15 milyon avroluk bir yatırımın ardından "İdeal Orkide" markasıyla endüstriyel mutfak sektöründe de hızlı adımlarla yürüyor.

 

Kaynak: Yeni Asır Gazetesi 31.12.11

 

İhracatta rekor yılını değerlendirdi

135 milyar dolar aşılacak

TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi “2011’i rekorla kapatacağız” dedi. TİM Başkanvekili Ali Nedim Güreli de 2008 yılında yakalanan 135 milyar dolarlık ihracat rakamının bu yıl aşıldığını ve ihracatta rekor yılı olacağını Zeytin Ağacı’na açıkladı. Güreli cari açık sorununun da katma değerli ürün ihracatıyla hafifletileceğini kaydederken; zeytinyağı ihracatında ise artış oranının büyük olduğunu ancak istenen seviyenin hala yakalanamadığını söyledi.

Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkan Vekili ve Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ali Nedim Güreli, ihracatın 135 milyar doları geçeceğini söyledi. Güreli, dünyada ve Avrupa’da yaşanan krizlere hızlı tedbir alındığı takdirde Türkiye’nin bundan fazla zarar görmeyeceğini belirtti.

Türkiye’nin 2008 yılında yakalanan 135 milyar dolarlık ihracat rakamının bu yıl aşılacağını anlatan Güreli, zeytinyağı ihracatı ve yeni ihracat pazarları ile rekabetçiliğin arttırılması üzerine Zeytin Ağacı’na açıklamalarda bulundu.

Türkiye ihracatının 135 milyar doları aşacağını aktaran Güreli, krizden önceki rakamı geçeceklerini dile getirdi. Cari açık için Türkiye’nin katma değeri yüksek işler yapması gerektiğine dikkat çeken Güreli, katma değeri yüksek ürünlerin üretmesi ile cari açığın azalacağını işaret etti. Güreli, devletin teşviklerle katma değeri yüksek işlere teşvik ettiğini belirtti.

“Döviz kuru hala belirsiz”

Avrupa’daki krizin Türkiye’yi etkilememe ihtimalinin olmadığını vurgulayan Güreli, “2012′de tüm dünyada belirsizlik var. Avrupa Türkiye için ciddi bir pazar. Avrupa’daki ve dünyadaki krizler nereye tırmanacak onu hiç kimse öngöremiyor. Bu duruma Türkiye çok sık tedbir alarak karşılamaya çalışıyor. Biz dünyadan ayrı bir ülke olarak yaşayamayız. Çok süratli tedbirler alınırsa bu krizden az etkileniriz. Bununla birlikte Türkiye’de kur gerçekçi değil. Yeni senede muhtemelen kur daha iyi olur. Parite ne olur bilmiyoruz. Parite’deki çöküntü de kalkarsa krizden çok da fazla etkilenmeyiz” dedi.

“Zeytinyağında istenen seviyeye hala gelemedik”

Zeytin hasadından sonra zeytinyağı ihracatında rekor artış olacağını açıkladıklarını hatırlatan Güreli, zeytinyağı ihracatının çok aşağı düştüğünü, aşağı düşen bu rakamı yukarı çıkarmanın çok kolay olduğunu anlattı. Güreli, zeytinyağı ihracatının 2 katına çıkmasının eski seviyenin yüzde 40′ını yakalamak demek olduğunu dile getirdi. Geçen seneye göre zeytinyağı ihracatının yüzde 80 ile yüzde 100 artacağına değinen Güreli, ama zeytinyağında eski seviyeye henüz gelinmediğini kaydetti. Güreli şöyle devam etti:

“Rota orta Asya olmalı”

Yeni pazarlar kriz olsun ya da olmasın kendi kendine gelişiyor. Her zenginleşen ülke zeytinyağı için potansiyel pazar. Yani zeytinyağının tüketildiği ülkeler artık zengin ülkeler. Biz hedef pazar olarak Rusya ve Çin’i belirlemiştik. Bu ülkelerle arkası gelen işler başlıyor. Türkiye artık bence sadece zeytinyağında değil bütün stratejisini Orta Asya’ya çevirmeli. Türkiye hep 80 sene dünyaya batı penceresinden baktı. Ama dünyanın ekseni değişti artık. Batı artık durağan ve stabil ekonomiler var. Türkiye artık başka bir pencereden dünyaya bakmaya başlıyor ve çok da doğru yapıyor. Dünyadaki ciddi büyüyecek pazar Asya’da Orta Asya. Türkiye Asya’da daha avantajlı bir konumda. Çünkü klasik ve çok katı pazarlarda oturmuş batılı markalar var. Onların içinden pay almanız çok zor. Ama gelişen pazarlarda Türk markaları ile pay alabilirsiniz. Bugün bu avantajını kullanacaktır Türkiye.”

“Türkiye rekabetçilikte zayıf olduğunu anladı”

Kapitalist sistem içinden rekabetin kaldırdığında katlanılması en zor sistem olduğunu anlatan Güreli, kapitalizmi şirin kılan unsurun rekabetçilik olduğuna değindi. Türkiye’nin dünyada 16′ncı büyük ekonomi hedefinin olduğuna dikkat çeken Güreli, “Türkiye 2023′te 10′uncu büyük ekonomi olmak istiyor. Fakat rekabetçilikte 63′üncü sırada. Rekabetçilikte alt sıralarda yer alan bir ülkenin 16′ncı sıradan 10′uncu sıraya sıçrarken rekabetçilikte aynı düzeyde kalma ihtimali yok. Bundan dolayı Türkiye’nin ciddi olarak ekonomik büyüme hedefindeki problemlerden biri rekabetçilik.

Ekonomi Bakanlığı rekabet edebileceğimiz hususlar dışında ciddi bir destek veriyor.

En azından böyle bir adımın atılması da önemli. Önemli olan Türkiye’nin rekabetçilikte zayıf olduğunu tespit etmiş olmasıdır” diye konuştu.
Güreli, rekabetçiliğin tam olarak yapılabilmesi için devletin koyduğu fiyatların dünya ile rekabet edilebilir seviyelere gelmesi gerektiğini dile getirdi.

Bazı sektörlerde Türkiye’ye rakip olan ülkelerin bulunduğunu aktaran Güreli, bu ülkelerde üretim maliyetinin yarısına yakınına devlet destek verdiğini anlattı. Güreli, Türkiye’nin bu unsuru sağlayamadığı sürece sorunların zincirleme olarak aşağılara indiğini vurguladı. Güreli, Türkiye’nin endüstriyel maliyet rekabetinde de daha rekabetçi hale gelecek bir takım tedbirler alması gerektiğin sözlerine ekledi.

 

Kaynak: zeytinagacıdergisi.com 30.12.11

 

Ayaz zeytinciyi vurdu

Zeytin üreticileri yağışların az olmasında yakınırken ayaz zeytinlerin gelişmemesini engellediği için bu yıl üretilen zeytinlerin yüzde 80’i yağlık olacak…

Özellikle Bursa da 3 gündür hâkim olan ayaz nedeni ile üretici zeytinlerini toplayıp toplamamakta kararsız kaldı.

Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi (UZZK) verilerine göre bu yıl toplam 123 milyon 375 bin 338 ağaçtan 1 milyon 446 bin 117 ton zeytin alınacak. Bu zeytinlerden 534 bin tonu sofralık, 191 bin tonu ise yağlık olacak. Bu yıl ki zeytinyağı rekoltesinin ise son 6 yılın ortalamasından yüzde 49 daha fazla artarak 31 bin ton artış göstermesi bekleniyor.

Beklentiler boşa çıktı

Yaşanan olumsuz hava koşulları, bu iyimser beklentileri boşa çıkardı. Zeytin üretiminin yoğun olduğu Marmara Bölgesi’nde yetersiz yağışlar zeytin kalitesini düşürdü. Yağışların az olması danelerin küçük kalmasına yol açtı. Üretici küçük kalan zeytinlerini yağlığa verirken, bu kez de ayaz etkisini gösterdi. Bursa ve civarında son 3 gündür etkili olan ayaz, zeytin danelerinin dalında buruşmasına yol açtı. Zeytin üreticileri, yağlığa çıkan zeytinlerinden az para kazandığını düşündüğü için zeytinin toplayıp toplamama konusunda kararsız. Maliyetlerin kurtarmayacağını düşünen kimi üreticiler, zeytinini toplamama kararı aldı.
Son bir aylık dönemde Gemlik, Orhangazi, İznik ve Mudanya’da kilo bazında alınan toplam 15 milyon zeytinin, 7,5 milyonu yağlığa ayrıldı. Marmarabirlik’in bu dönemdeki toplam zeytin alım miktarı 30 milyon 600 bin oldu. Bunun sadece 10 milyonu sofralık sınıfına girdi.

“Vurgun yedik”

Gemlik Ziraat Odası Başkanı Ali Çelik, ayaz öncesi etkili olan sağanak yağmurdan umutlandıklarını ancak bunun uzun sürmediğini belirtti. Çelik, yaşadıkları sıkıntıyı şöyle ifade etti: “3 gündür görülen ayazla ikinci kez vurgun yedik. Sofralık zeytinlerimiz dalında buruştu ve yağlığa dönüştü. Bu ürünü toplasak bile inanın işçi masraflarını bile karşılamaz.”

Bazı zeytinyağı fabrikalarının ise yağlık zeytin bolluğu nedeniyle ürün alımını durdurdukları öğrenildi.

 

Kaynak: zeytinagacıdergisi.com 30.12.11

 

 

 

Nihai fiyat belirledi: 5.10 lira

Marmarabirlik, sofralık zeytinin nihai fiyatını belirledi. 200 kalibre zeytinin fiyatını 5.10 lira olarak belirleyen Marmarabirlik, 440–460 kalibreye de 2 lira fiyat verdi.

Marmarabirlik, 2011–12 kampanya dönemi avans fiyatlarını nihai fiyata dönüştürdü ve 200 kalibre sofralık zeytinde başfiyatı 5.10 lira olarak belirledi. Marmarabirlik Yönetim Kurulu Başkanı Hidamet Asa, 2011–12 kampanya dönemi için belirlenen nihai fiyatların, zeytin üreticisinin mağduriyetini gidermek için, birliğin tüm koşulları zorlanarak alınmış bir
karar olduğunu söyledi.
Ürün alım kampanyasına 17 Kasım tarihinde başlayan ve şimdiye kadar yaptığı alımları avans fiyat üzerinden gerçekleştiren Marmarabirlik, kiloda 200 tane gelen sofralık zeytine 5.10 lira, 440–460 taneye de 2 lira saptadı.

“Tek taraflı fiyat politikası olmamalı”

Marmarabirlik Yönetim Kurulu Başkanı Hidamet Asa, yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Marmarabirlik, var yılında, yok yılı fiyatı vermiştir. Üreticilerimizin mağduriyeti sebebiyle aldığımız bu kararla önümüzdeki kampanya dönemlerinde, kooperatife bakış açısının değişmesini bekliyoruz. Ortaklarımız kooperatiflerine sahip çıksın. Her kampanya döneminde, tek taraflı fiyat politikasının olmaması gerekir. Böyle bir beklentiye de girilmemelidir. Bu fiyatlar önümüzdeki yıla ilişkin de beklenti yaratmasın.
Marmarabirlik olarak hem sofralık, hem de yağlık ürünlerde gerekenin
yapıldığına inanıyoruz. Marmarabirlik’in de ayakta durması gerekir. 2010 az yılı, afet yılı, 2011 var yılı, afet yılı. Marmarabirlik üreticinin yarasını sarmaya çalışmaktadır. Kullanılabilecek tüm imkânlar kullanılmıştır. 2012 yılını da Marmarabirlik’in taze alımlarında kar edeceği yıl olarak bekliyoruz.”

Yılbaşı öncesi 11.7 milyon ödeme

Marmarabirlik Başkanı Asa, kampanyanın açılışında, gelişen şartlara göre sistemde değişiklik yapacaklarını bildirdiklerini, üreticinin durumunu göz önüne alarak nihai fiyatı açıklamayı uygun gördüklerini söyledi. Bugüne kadar 32 bin ton ürün aldıklarını kaydeden Asa, “Belirlediğimiz plan içerisinde hedefimize doğru gitmekteyiz. Ancak avans fiyat politikasının
kooperatifler ve Marmarabirlik için vazgeçilmez bir yöntem olduğunu özellikle vurgulamak isterim. Bu sisteme hepimiz alışmak durumundayız. Çünkü piyasası oluşmamış bir ürüne en başından nihai fiyat vermek ticaretin genel kurallarıyla örtüşmez. Ancak biz üreticimizi de mağdur etmeyeceğiz, Marmarabirlik’i de zarara uğratmayacağız” diye konuştu.
Bu arada Marmarabirlik, üretici ortaklarından aldığı ürün karşılığında bugün (30 Aralık 2011) yapmaya başladığı 11 milyon 780 bin lira ile birlikte toplam 32 milyon 688 bin lira ödeme yapmış olacak.

 

Kaynak: zeytinagacıdergisi.com 30.12.11

 



?